Otomobilgi.comOtomobilgi.com
  • Türkçe
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Italiano
  • Español
  • Português
  • Polski
  • Magyar
  • Azərbaycanca
  • Bahasa Indonesia
  • Русский
  • 中文
  • 日本語
  • 한국어
  • हिन्दी
  • বাংলা
  • العربية
  • فارسی
  • Türkçe
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Italiano
  • Español
  • Português
  • Polski
  • Magyar
  • Azərbaycanca
  • Bahasa Indonesia
  • Русский
  • 中文
  • 日本語
  • 한국어
  • हिन्दी
  • বাংলা
  • العربية
  • فارسی
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
    Türkiye Otomotiv Sektörü Haberleri
    Global Otomotiv Sektörü Haberleri
    Türkiye Motorsporları Haberleri
    Global Motorsporları Haberleri
  • İÇTEN YANMALI
    İçten Yanmalı Modeller
    İçten Yanmalı Motor Teknolojileri
    Yakıt ve Tüketim
    Emisyon ve Çevre
    İçten Yanmalı Sahipliği
    İçten Yanmalı Otomobil Tarihi
  • ELEKTRİKLİ
    Elektrikli Modeller
    Elektrikli Otomobil Teknolojileri
    Şarj ve Altyapı
    Batarya Teknolojisi
    Menzil ve Tüketim
    Elektrikli Sahipliği
    Elektrikli Otomobil Tarihi
  • HİBRİT
    Hibrit Modeller
    Hibrit Sistemler
    Batarya ve Şarj
    Tüketim ve Verimlilik
    Hibrit Sahipliği
    Hibrit Otomobil Tarihi
  • TEKNOLOJİ
    Sürücü Destek Sistemleri
    Güvenlik Teknolojileri
    Aydınlatma ve Görüş Teknolojileri
    İnfotainment ve Bağlantı
    Otonom Sürüş ve Yapay Zeka
    Gelecek Teknolojileri
  • REHBERLER
    Alım Rehberleri
    Satış Rehberleri
    Bakım ve Kullanım
    Sahiplik ve Maliyetler
    Lastik ve Jant
    Sigorta ve Muayene
  • TARİH & KÜLTÜR
    Otomobil Tarihi
    İkonik Modeller
    Klasikler ve Koleksiyon
    Türkiye’nin Otomobil Serüveni
    Otomobil Tasarımı
    Otomobil ve Popüler Kültür
  • MOTOR SPORLARI
    Formula 1
    Ralli (WRC)
    Rallikros
    MotoGP
    Formula 2 & Formula 3
    Karting
    Le Mans 24 Saat
    WEC
    NASCAR
    IndyCar
    DTM
    GT Yarışları
    Drift
    Drag Yarışları
  • Türkçe
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Italiano
  • Español
  • Português
  • Polski
  • Magyar
  • Azərbaycanca
  • Bahasa Indonesia
  • Русский
  • 中文
  • 日本語
  • 한국어
  • हिन्दी
  • বাংলা
  • العربية
  • فارسی
  • Türkçe
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Italiano
  • Español
  • Português
  • Polski
  • Magyar
  • Azərbaycanca
  • Bahasa Indonesia
  • Русский
  • 中文
  • 日本語
  • 한국어
  • हिन्दी
  • বাংলা
  • العربية
  • فارسی
  1. ANA SAYFA
  2. TEKNOLOJİ
  3. Güvenlik Teknolojileri
  4. Araba Kaza Anında Neleri Kaydediyor? Olay Veri Kayıtçısı

Araba Kaza Anında Neleri Kaydediyor? Olay Veri Kayıtçısı

  • Güvenlik Teknolojileri
  • Yazar: Lütfi Mete Odabaşı
  • Oluşturma: 19 Ekim 2026
Arabanız kaza anında son beş saniyenin hızını, frenini ve direksiyonunu EDR'ye işler; ama sizin hiçbir sözünüzü asla kaydetmez.
Arabanız kaza anında son beş saniyenin hızını, frenini ve direksiyonunu EDR'ye işler; ama sizin hiçbir sözünüzü asla kaydetmez.

Bu Sayfayı Paylaşın

Kaza anında araban hız, fren, gaz, direksiyon ve emniyet kemeri gibi verileri çarpışmadan önceki birkaç saniye boyunca olay veri kayıtçısına, yani EDR'ye yazar. Bu cihaz uçağın kara kutusu gibi ses kaydetmez; sadece çarpışmayla ilgili teknik verileri kalıcı belleğe kaydeder ve kaza analizlerinde kullanılır.

Öne Çıkanlar

  • EDR, çarpışmadan önceki tipik olarak 5 saniyelik aracın verisini kaydeder.
  • Çoğu araçta EDR işlevi hava yastığı kontrol ünitesinin içinde yer alır.
  • ABD'de 1 Eylül 2014 sonrası üretilen çoğu binek araçta EDR zorunlu.
  • Kayıt tetiklenmesi için tipik eşik, kısa sürede yaşanan hız değişimi ölçümüdür.
  • EDR ses kaydetmez; yolcu konuşmalarını asla kaydetmez.

Araba Kaza Anında Neleri Kaydediyor?

Düşünsene: sen direksiyonun başındasın, bir anda fren'e basıyorsun, korna çalıyorsun, dümen kırıyorsun ve çarpışma. O saniyelerde arabanın içindeki küçük bir çip, adeta kaydırmalı bir fotoğraf makinesi gibi çarpışmanın fotoğrafını çekiyor; ama piksellerle değil, verilerle. Bu çipe olay veri kayıtçısı, kısa adıyla EDR (Event Data Recorder) deniyor.

Halk arasında kara kutu diye anılıyor ama bu benzetme biraz haksızlık. Uçakların kara kutusu sesi ve kokpiti kaydeder, saatlerce veri biriktirir. EDR ise hiçbir ses kaydetmez ve çok daha az veri saklar; saniyeler cinsinden ölçülen, sadece çarpışmayla ilgili kısa bir teknik anlık görüntü biriktirir. Yani araban sana özel konuşmalarını dinlemiyor; sadece fizik kurallarının verilerini not alıyor.

EDR Aslında Nerede ve Nasıl Çalışıyor?

İşte benim en sevdiğim kısım: EDR çoğu zaman ayrı bir kutu değil, var olan bir modülün içinde yaşayan bir işlev. Aracın motor kontrol ünitesi içinde ya da en yaygın haliyle hava yastığı kontrol modülünde bulunuyor. Bu modül de genellikle aracın ağırlık merkezinin yakınına yerleştiriliyor; çünkü ivmelenmeyi oradan en temiz hissediyor. Bunu, beyin kafanın ortasında durduğu için dengeni daha iyi tutuyormuşsun gibi düşünebilirsin.

Kayıtçının çalışma mantığı basit ama zekice: araç çalıştığı sürece verileri sürekli işliyor ama henüz kalıcı belleğe yazmıyor. Tıpkı bir güvenlik kamerasının sadece bir şey olduğunda kayda geçmesi gibi. EDR de bir olay olduğunda, çarpışmadan önceki ve gerekiyorsa sonraki kısa sürelik veriyi kalıcı (non-volatile) belleğe yazıyor ve orada tutuyor.

Peki veriye kim ulaşıyor? İki yolu var: araca güç verilip tanıma portu üzerinden kabloyla bağlanmak ya da modülün çıkarılıp laboratuvarda görüntülenmesi. Binek araçlarda bu iş için yaygın olarak özel görüntüleme cihazları kullanılıyor.

Kayıt Nasıl Tetikleniyor: Eşik Nerede?

Her darbe, her şeritten geçiş EDR'yi kayda geçirmiyor; yoksa bellek saniyeler içinde dolardı. Bunun yerine kayıt, çarpışmanın ciddiyetini gösteren bir eşikle tetikleniyor. ABD düzenlemesine göre 1 Eylül 2012 sonrası üretilen binek araçlarda, aracın 150 milisaniyede 5 mph hız değişimi (delta-v) yaşaması durumunda olay kaydediliyor. Daha eski araçlarda bu eşik farklı olabiliyor. Aynı düzenleme, hava yastığı kontrol sisteminin 8 km/s üzerini ölçmesi halinde EDR verisinin saklanmasını da gerektiriyor.

Delta-v kavramı ilk duyduğunda kulağa karmaşık geliyor ama aslında çok basit: çarpışma arabanın hızını ne kadar ve hangi yönde değiştirdi? Yavaş bir otopark çarpmasıysa delta-v küçüktür ve kayıt olmayabilir; sert bir kavşak çarpmasıysa delta-v büyüktür ve kayıtçının belleği dolmaya başlar.

Kaydedilen Veriler: Arabanın Karnesi

Peki bu bellek kaza anında tam olarak neleri not alıyor? Resmi gereklilikler belirli temel verileri zorunlu kılıyor; buna ek olarak bazı koşullarda kaydedilen ilave parametreler de var. Zorunlu liste şöyle:

  • İleri yönlü çarpışma hız değişimi (delta-v), maksimum delta-v ve bunun çarpışma başlangıcından itibaren zamanı
  • Aracın seyir hızı
  • Gaz pedalının yüzde kaç kullanıldığı
  • Fren'e basılıp basılmadığı ve ABS'nin devreye girip girmediği
  • Sürücünün emniyet kemeri bağlı mı, değil mi
  • Ön hava yastığı uyarı lambasının açık olup olmadığı
  • Sürücü ve ön yolcu hava yastığının konuşlanma süreleri
  • Ateşleme döngüsü sayısı, kayıtlı çarpışma olayı sayısı ve EDR'nin kaydı eksiksiz tamamlayıp tamamlamadığı

Bunlara ek olarak araç ve modele göre değişen koşullu parametreler de kaydedilebiliyor:

  • Yanal hız değişimi
  • Motor devri (RPM)
  • Direksiyon açısı
  • Takla açısı
  • ABS ve ESC durumları
  • Kemer ön gerdiricinin (pretensioner) konuşlanması
  • Koltuk konumları ve doluluk bilgisi
  • Yan hava yastığı durumu

Geniş kapsamlı bir kayıt 55 ile 75 arasında veri noktası içerebiliyor. Veri beş ana kategoride toplanıyor: çarpışma öncesi araç dinamiği ve sistem durumu, sürücü girdileri, araç çarpışma imzası, tutucu sistemlerin kullanımı ve konuşlanma durumu, çarpışma sonrası veriler. Dikkat ettiysen listede bir sürücünün ne yaptığına dair her şey var; neden yaptığına dair hiçbir şey yok. Bu ayrım ileride çok önemli olacak.

Hava Yastığı Kontrol Ünitesinin İkili Rolü

Hava yastığı açılmamış diye rahatlama; eşik seviyesindeki her sert darbe, aracın hafızasına kaydedilebilecek bir olaydır.

EDR ile hava yastığı kontrol ünitesinin ilişkisi, makinenin en zarif yanlarından biri. Şöyle düşün: hava yastığının açılıp açılmayacağına karar veren sistem, çarpışmayı zaten en hızlı algılayan sistem. Milyonlarca saniyede bir kesirlik sürelerle ivmelenmeyi izleyen sensörleri, çarpışma şiddetini hesaplayan algoritmaları var. EDR işlevi tam olarak bu beyinin içinde, hava yastığı kontrol ünitesine entegre bir fonksiyon olarak çalışıyor.

Kayıt iki biçimde gerçekleşiyor. Birincisi hava yastıkların açıldığı konuşlanma olayı; ikincisi ise çarpışma o kadar sert değil ya da hava yastığı tetiklenmeye yaklaşmış ama açılmamış olan konuşlanma dışı (near-deployment) olay. Yani hava yastığı açılmamış diye arabanın olayı kaydetmediğini sanma; eşik seviyesinde ya da üzerinde bir darbe yaşandıysa veri yine yazılabilir. Gelişmiş EDR'ler birinci ve ikinci kademe hava yastığı konuşlanma zamanlarını, hatta kemer tokasının durumunu bile kaydedebiliyor.

Bu bağlantının pratik bir sonucu daha var: EDR'nin hafızası sınırlı ve yeni bir olay geldiğinde eski kaydın üzerine yazılabiliyor. Ayrıca sert bir çarpışmada modülün kendisi zarar görebilir ve veri okunamayabilir. Yani kara kutu sanıp her kazadan kusursuz bir kayıt beklememek gerekiyor.

Beş Saniyelik Pencere: Veriler Ne Kadar Süre ve Ne Sıklıkla Kaydediliyor?

İşte herkesin merak ettiği o soru: araba kazadan kaç saniye öncesini hatırlıyor? Cevap şık ve net: kayıt aralığı genellikle etkiden önceki 5 saniyelik süre. Bu pencere boyunca araç hızı, motor devri, fren anahtarı ve gaz konumu gibi değerler, bazı EDR'lerde saniyede bir örnek alacak şekilde kaydedilebiliyor. Bazı kayıtlarda kemer durumu ve hava yastığı uyarı lambası çarpışmadan 1 saniye önceye kadar örnekleniyor; daha sık ihtiyaç duyulan kritik veriler daha yakın zamanlardan geliyor.

Beş saniye kulağa kısa geliyor ama kazalarda olayların ne kadar hızlı geliştiğini düşünürsen aslında kocaman bir süre. Şerit değiştirme manevrası bile bir-iki saniye sürer. Yani EDR'nin penceresi, sürücünün çarpışmadan hemen önce ne yaptığını gösterecek kadar geniş, belleği şişirecek kadar da dar. ABD düzenlemesinin metni de kayıt aralığını tam olarak etkiden 5,0 saniye önce ile 0 saniye arasında tanımlıyor.

Kaza Rekonstrüksiyonunda EDR: Tek Başına Yetmez

Bir kaza uzmanı olay yerine geldiğinde neye bakıyor? Lastik izleri, enkaz dağılımı, araçların hasar profilleri, yolun geometrisi ve son duruş konumları. EDR verisi bu klasik rekonstrüksiyon yöntemlerinin üstüne eklenen güçlü bir katman. İkisi birleştiğinde ortaya kazanın bütünü çıkıyor: arabayı kim yönettiği değil, arabanın ne yaşadığı.

Bunu gerçek hayatta nasıl kullanıyorlar, birkaç örnek vereyim:

  • Çarpışma şiddeti: Delta-v ve g kuvvetleri, yaralanma raporlarının çarpışmanın sertliğiyle tutarlı olup olmadığını sınarken kullanılıyor.
  • Araç tarihi: Ateşleme döngüsü sayısı, aracın kaza sonrası kaç kez çalıştırıldığını gösteriyor. Örneğin iddia edilen kaza tarihinden sonra araç 42 kez çalıştırılmışsa, gecikmiş bildirim ya da dolandırıcılık şüphesi doğar.
  • Tutarsızlık taraması: Hasar beyanıyla uyuşmayan veriler, kemersiz yolculuk iddiaları veya sahte kaza şüpheleri EDR verisiyle yakalanabiliyor.
  • Güvenlik geliştirme: Çarpışma öncesi veri değişkenleri, aktif güvenlik sistemlerinin geliştirilmesi için objektif bir kaynak; istatistiksel kaza verisi toplama da EDR'nin asıl misyonlarından.

Yani bu çip sadece kazaları açıklamak için değil, gelecekteki arabaları daha güvenli yapmak için de çalışıyor. Bana kalırsa işin en etkileyici kısmı bu: senin kazandığın veri, yarın birilerinin hayata tutunmasını sağlayan bir sistemin tasarımına giriyor.

EDR'nin Söyleyemedikleri: Sınırlamalarını Bilmek de Önemli

Şimdi biraz ayakları yere basıp EDR'nin yapamadıklarını konuşalım; çünkü en kritik yanlış anlaşmalar buradan doğuyor. Öncelikle EDR sürücünün neden fren yaptığını ya da yapmadığını bilmez. Dikkat dağınıklığı, yorgunluk, görüş koşulları, algı-tepki süresi... Bunların hiçbiri kayıtta yok. EDR ne yaptığını kaydeder, nedenini değil. Bunu telefonla arkana bakmadan fren yaptığın an kayıt altına alınması gibi düşünebilirsin: eylem kayıtlı, niyet kayıtsız.

İkinci önemli sınırlama: çoğu binek araçta direksiyon açısı veya şerit konumu saklanmıyor. Direksiyon açısı resmi listede koşullu bir ek parametre olarak geçiyor, yani üreticiye, modele ve yıla göre kaydedilmesi değişiyor. Bu yüzden bir kaçınma manevrasının ya da şerit değişiminin EDR verisinden belirlenememesi gayet mümkün. Parametreler ayrıca farklı tanımlanabiliyor ve farklı örnekleme hızlarında kaydedilebiliyor.

Üçüncüsü, her çarpışma kayıt üretmiyor. Hava yastığı konuşlanmamış olabilir, darbe eşiğin altında kalmış olabilir, elektriksel hasar ya da veri üzerine yazma olabilir. Ve merak edilen bir soru: olayın tarihi ve saati kaydediliyor mu? Çoğu EDR kaydetmiyor; olay, fiziksel kanıtlarla karşılaştırılarak ilişkilendiriliyor. Verinin doğruluğu genel olarak iyi olsa da, doğru yorumlanması ve her zaman kabul görmüş diğer kaza rekonstrüksiyonu yöntemleriyle birlikte kullanılması şart. Kaza rekonstrüksiyonu bir veri indirme egzersizi değil; EDR elindeki bilginin bir parçası, tamamı değil.

Düzenlemeler: ABD'de Zorunlu, Avrupa'da Yeni Dönem

EDR dünyasında mevzuat tarafı da ilginç. ABD'de 49 CFR Part 563 düzenlemesi 1 Eylül 2012'de yürürlüğe girdi; veri unsurlarını, veri formatını, yakalama gerekliliklerini ve kullanım kılavuzu bilgilendirmesini standartlaştırdı. 1 Eylül 2014 sonrası üretilen çoğu binek araç, çok amaçlı araç, kamyon ve otobüste EDR zorunlu hale geldi. Ve mevzuat dinlenmiyor: Aralık 2024'te yayımlanan bir final kural, zaman bazlı veri metrikleri için kayıt süresini uzatacak biçimde düzenlemeyi değiştirdi; genişletilmiş çarpışma öncesi veri gereklilikleri için uygulama takvimi ertelendi ve 1 Eylül 2027 veya sonrasında üretilen EDR'li araçların güncellenmiş gerekliliklere uyması bekleniyor.

Avrupa tarafında tablo farklı. EDR Avrupa'da yıllarca zorunlu olmadı; ama 2014 tarihli bir çalışma, kıtada satılan neredeyse tüm yeni binek araçların ABD gereklilikleriyle karşılaştırılabilir EDR'lere zaten sahip olduğunu ortaya koydu. Sonrasında ağır araçlar için UNECE Regülasyonu 169 yürürlüğe girdi; bu düzenlemeye göre EDR, veriler alınıp üzerine yazılana dek saklamalı ve en az beş farklı olayı tutabilmeli. Ağır araçlarda EDR zorunluluğu yeni tip onaylı araçlar için 7 Ocak 2026'dan itibaren geçerli; 2026 başından itibaren yeni araç tiplerinin, 2029'dan itibaren ise tüm yeni araçların EDR ile donatılması gerekecek. Yani European araç sahipleri için bu teknoloji, birkaç yıl içinde istisnadan standarta evrilecek.

Aracının Hafızası Neden Bu Kadar Değerli?

Özetleyeyim: EDR sessiz bir tanık. Beş saniyelik bir pencereyle çalışan, ses kaydetmeyen, motivasyonları anlamayan ama hız, fren, gaz, kemer ve hava yastığı gibi verileri milisaniye hassasiyetiyle not alan bir teknoloji. Tek başına bir hikâye anlatmıyor; lastik izleri, hasar profilleri ve uzman analiziyle birleştiğinde kazanın gerçeğini ortaya çıkarıyor. Bir de unutma: bu veriler bir gün kendi arabanı da daha güvenli yapan sistemin geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Sence de arabaların hafızası olması hâlâ tuhaf ama bir o kadar da havalı değil mi?

Kaynaklar

  • Event Data Recorder - NHTSA
  • 49 CFR Part 563 - Event Data Recorders (eCFR)
  • Event Data Recorders - Federal Register (18 Aralık 2024)
  • Event Data Recorders - Federal Register (18 Mayıs 2026)
  • Passenger Vehicle Event Data Recorders - Explico
  • Event Data Recorders - Clemson Vehicular Electronics Laboratory
  • How to Read an Event Data Recorder Report - Ethos Risk
  • What is an EDR - Collision Sciences Australia
  • Limitations of EDR Data in Accident Reconstruction - Garrett Forensics
  • EDR: A Simple Intro (UNECE R169) - CSS Electronics
  • EU and UN ECE Develop New Regulations on EDRs - Interregs
  • Why Precise Vehicle Data Is Now Mandatory - Swoboda
  • EDR Pre-Crash Data: Methodology - Traffic Injury Prevention
  • An Approach for Robust System Testing the Event Data Recorder - MDPI
  • Event Data Recorder - Wikipedia

Kategori Editörü

Lütfi Mete Odabaşı

Lütfi Mete Odabaşı

Genç, dinamik, araştırmayı ve öğrenmeyi seven bir otomobil ve motor sporları tutkunu. Mete, otomobil haber, bilgi ve kültür platformumuza gençlerin bakış açısı ile değer katıyor. Otomobil teknolojilerindeki yenilikleri ve motor sporlarındaki gelişmeleri yakından takip ediyor, öğrendiklerini otomobilgi.com için faydalı, dolu dolu içeriklere çeviriyor.

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

İlgili İçerikler

Sensörler aracın devrileceğine milisaniyeler içinde karar verir; perde hava yastıkları ilk 10-20 milisaniyede şişerek adeta bir refleks devresi gibi çalışır.
Güvenlik TeknolojileriAraba Takla Attığını Nasıl Anlar? Devrilme Koruma Sistemi
En iyi güvenlik sistemi, kazayı hiç yaşatmayan sistemdir; hava yastığına sığınmak, çarpışmayı kabul etmektir.
Güvenlik TeknolojileriPasif ve Aktif Güvenlik Arasındaki Çizgi Nerede Başlar?
Euro NCAP çarpışma testlerinden alınan yıldız puanları, araçların güvenlik karnesini 0 ile 5 arasında özetliyor.
Güvenlik TeknolojileriÇarpışma Testlerinin İçyüzü ve Euro NCAP Yıldızı Nasıl Veriliyor
Yandan çarpışmada camın kırıldığı an, kafanla gelen araç arasındaki tek şey çatı rayı boyunca açılan o kumaş perdedir.
Güvenlik TeknolojileriYan Perde Airbagleri Cam Kenarında Kafayı Nasıl Koruyor?
Çarpışmanın ilk 15 milisaniyesinde gevşekliği toplayan ön gergici, kuvvet sınırlayıcıyla birlikte ölüm riskini ortalama yüzde 12,8 daha azaltıyor.
Güvenlik TeknolojileriEmniyet Kemeri Ön Gergisi Boşluğu İlk Milisaniyelerde Nasıl Topluyor?
ABS bir mesafe sistemi değil, kontrol sistemidir: işi sizi daha erken durdurmak değil, direksiyonu elinizde tutmaktır.
Güvenlik TeknolojileriABS Kilitleyen Frenin Yerine Ne Koydu, Neyi Kurtarıyor?
Hava yastığı kazadan sonra devreye girer; ESP kazayı daha başlamadan önler ve SUV'larda ölümcül savrulmaları yüzde 70 azaltır.
Güvenlik TeknolojileriAraba Savrulduğunda Elektronik Stabilite Kontrolü Sizi Nasıl Kurtarır?
Hava yastığı bir mucize değil, milisaniyelerle ölçülen kusursuz bir koreografidir: sensör karar verir, kemer gerilir, yastık 50 milisaniyede hayat kurtarır.
Güvenlik TeknolojileriÇarpışmanın 60 Milisaniyesi: Hava Yastığı ve Emniyet Kemeri Nasıl Çalışır?
Sen hiçbir şey yapamasan bile, kaza anında araban sensörleri okuyup konumunu ve kaza bilgilerini kendi kendine 112'ye iletiyor.
Güvenlik TeknolojileriAraba Kaza Yaptığında Kendi Kendine Nasıl Acil Çağrı Gönderiyor?
Çarpışmada direksiyon kolonu bilinçli olarak çöker; bir parçanın bilerek kırılması, sürücüyü göğüs yaralanmalarından koruyan en zekice mühendislik hamlelerindendir.
Güvenlik TeknolojileriDireksiyon Kolonu Çarpışmada Neden Bilinçli Olarak Katlanır?

Etiketler

  • otomobil güvenliği
  • pasif güvenlik
  • hava yastığı
  • emniyet kemeri
  • aktif güvenlik
  • olay veri kayıtçısı
  • edr
  • kaza rekonstrüksiyonu
  • delta-v
  • abs
  • esc
  • çarpışma testi

Bu Sayfayı Paylaşın

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

  • Hakkımızda
  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Otomobilgi.com
BAĞIMSIZ OTOMOBİL KÜLTÜRÜ PLATFORMU
Virgo CMS ile güçlendirilmiştir