HABAŞ Gebze'de Üretime Hazırlanıyor

Bu Sayfayı Paylaşın
HABAŞ'ın Gebze'de kuracağı yerli otomobil, Honda'nın eski Şekerpınar fabrikasında yaklaşık 1 milyar avroluk yatırımla üretime hazırlanıyor; sedan ve crossover modellerinin 2026 yılının sonuna kadar tanıtılması planlanıyor. Togg'un ardından Türkiye'nin ikinci yüzde 100 yerli sermayeli binek otomobil girişimi olan proje, yıllık 75 bin araçlık üretim hedefiyle yola çıkıyor.
Öne Çıkanlar
- Yatırım tutarı: binek ve ticari araçlar için yaklaşık 1 milyar avro
- Üretim yeri: Honda'dan devralınan Gebze Şekerpınar fabrikası
- Yıllık kapasite hedefi: 75 bin araç, ileride 100 bine çıkabilir
- İlk modeller: sedan ve crossover; 2026 sonu tanıtım hedefi
- Motor seçenekleri: benzinli, hibrit ve şarj edilebilir hibrit
HABAŞ Gebze fabrikasında ne zaman üretime başlayacak?

HABAŞ Otomotiv, Honda Türkiye'nin Gebze Şekerpınar'daki binek otomobil fabrikasını satın alarak Türkiye otomotiv sahnesine sıra dışı bir giriş yaptı. Fabrikanın devralındığı sırada yıllık yaklaşık 50 bin araçlık kapasitesi bulunduğunu belirten HABAŞ Otomotiv Genel Müdürü Hüseyin Urkun, kapasitenin 75-100 bin bandına çıkarıldığını ve tüm bantların yenilendiğini açıkladı. Yani karşımızda sıfırdan kurulmuş bir tesis değil, otomobil üretmiş bir fabrikanın deneyimli omurgası üzerine kurulmuş bir proje var.
Binek tarafındaki hedef, ilk etapta iki modelle yola çıkmak: bir sedan ve bir crossover. Planlanan takvime göre her iki modelin 2026 yılının sonuna kadar tanıtılması bekleniyor. Üstelik bu tablo HABAŞ'ın otomotiv planının tamamı değil; grup, Manisa'da hafif ticari araçlar dahil 20 bin adetlik ticari araç üretimi planını da yürütüyor. Manisa'daki tesis ağır ve hafif ticari araç ile otobüs üretimine odaklanırken, HBS markasıyla elektrikli ve hidrojenli otobüs ile kamyon modelleri daha önce Hannover fuarında tanıtılmıştı.
Fabrikanın devralındığı sırada yıllık yaklaşık 50 bin araçlık kapasitesi vardı; bu kapasiteyi 75-100 bin bandına çıkardık ve tüm bantları yeniledik.
Yatırımın boyutu ve kapsamı
Projenin toplam maliyeti, binek ve ticari araç yatırımları birlikte hesaplandığında yaklaşık 1 milyar avroya ulaşıyor. Bu rakamın ne anlama geldiğini ölçebilmek için otomotiv sanayisinin gerçeğini hatırlamak gerekir: 30 yılı aşkın süredir bu sektörü izleyen biri rahatlıkla söyleyebilir ki, sıfırdan bir marka kurmanın bedeli hep düşük sanılmıştır. HABAŞ'ın yolu da bu yüzden akıllıca; hazır bir üretim altyapısını devralıp üzerine yatırım yapmak, kağıt üzerinde en az riskli başlangıç stratejilerinden biri.
Frank Stephenson imzası: tasarım tarafında ne biliyoruz?
Projenin en çok konuşulan detaylarından biri tasarım tarafında gizli. Modellerin şekillenmesinde, kariyerinde modern MINI, BMW X5 ve Ferrari F430 gibi ikonik modellere imza atmış, BMW, Ferrari ve McLaren ile çalışmış dünyaca ünlü tasarımcı Frank Stephenson'ın yer aldığı bildiriliyor. Bu, küçük bir oyuncak değil: Stephenson gibi bir ismin projede olması, tasarım kalitesinin uluslararası ölçekte tutulmak istendiğini gösteriyor.
Eskiden yerli otomobil denince akla gelen ilk şey el yapımı prototipler ve fuar standlarıydı. Şimdi ise aynı projede dünyanın dört bir yanından deneyimli isimler ve yenilenmiş üretim bantları konuşuluyor. Bu değişim, Türkiye otomotiv ekosisteminin olgunlaştığını gösteren en somut işaretlerden biri.
Motor seçenekleri: benzinli, hibrit ve plug-in
HABAŞ'ın ürün stratejisi, Togg'un izlediği yoldan burada ayrışıyor. Araçlarda üç farklı güçtrain seçeneği hedefleniyor: benzinli, hibrit ve şarj edilebilir hibrit (plug-in hybrid). Yani HABAŞ, tamamen elektrikli bir geleceğe koşmak yerine, farklı güç sistemlerini aynı ürün ailesinde buluşturmayı planlıyor. Günümüz Türkiye pazarında şarj altyapısının hâlâ büyük şehirlerin dışında zayıf olduğu düşünülürse, bu çoklu motor stratejisinin ticari açıdan makul olduğu söylenebilir.
Motor tedarikçisi konusu ise henüz resmi olarak netleşmiş değil. Binek modellerde benzinli, hibrit ve PHEV üçlüsü ağırlıklı olarak aktarılırken, sektör kaynaklı bazı paylaşımlarda modellerin Volvo kaynaklı hibrit ve PHEV ünitelerini kullanacağı, hafif ticarilerde ise Renault (Horse) dizel motoruna yer verileceği ifade ediliyor. Bu ikinci aktarım doğrulanmış bir detay değil; motor seçeneklerinin resmi tanıtımla kesinleşmesini beklemek gerekiyor.
Togg ile karşılaştırma: iki yerli otomobil, iki farklı yol
HABAŞ, Togg'un ardından Türkiye'nin ikinci yüzde 100 yerli sermayeli binek otomobil girişimi olarak konumlanıyor. Ancak iki projenin felsefesi birbirinden oldukça farklı. Togg tamamen elektrikli araçlara odaklanırken HABAŞ, aynı modeller üzerinde benzinli, hibrit ve plug-in hibrit seçenekleri sunmayı planlıyor. Bu fark, üretim tesislerinin kökenine de yansıyor: Togg Gemlik'te sıfırdan kurulan bir tesiste üretilirken HABAŞ, uzun yıllar otomobil üretmiş bir fabrikanın üzerine inşa ediliyor.
| Özellik | Togg | HABAŞ |
|---|---|---|
| Sermaye yapısı | %100 yerli sermaye | %100 yerli öz sermaye |
| Güçtrain stratejisi | Tamamen elektrikli | Benzinli, hibrit, plug-in hibrit |
| Üretim tesisi | Gemlik (yeni kurulan) | Gebze Şekerpınar (devralınan) |
| İlk modeller | SUV | Sedan ve crossover |
Pazar tarafında Togg'un izini sürmek öğretici. Togg, Ağustos 2026'da 4.886 adetlik satışla ayın en çok tercih edilen ikinci markası oldu; aynı ay Türkiye'de satılan 11.878 elektrikli otomobilin yaklaşık yüzde 41'ini tek başına üretti. Bu, elektrikli segmentin büyüdüğünü ama hâlâ tüm pazarın küçük bir dilimini oluşturduğunu gösteriyor. HABAŞ'ın çoklu motor yaklaşımı, bu gerçeğin farkında bir strateji olarak okunabilir.
Türkiye otomotiv pazarında yerli üretim arayışı
HABAŞ'ın girişimi, boş bir alana değil, hızla değişen bir pazarın ortasına düşüyor. Yerli araçların binek otomobil pazarındaki payı 2025'teki yüzde 29 seviyesinden 2026'da yüzde 34'e çıktı. Bu, tüketici davranışında önemli bir kaymanın işareti. Öte yandan toplam otomotiv üretimi yüzde 6 gerileyerek 971.159 adede düşerken yerli otomobil satışlarının yüzde 2 artması ilginç bir ayrışma; üretim daralırken talep yerli markalara yöneliyor.
Sektörün regülasyon tarafında da hareketlilik var. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Şubat 2026'da otomotivde yerli katkı oranı hesaplamasına geçici ara verdiğini açıkladı ve üretim sürekliliğinin korunmasına vurgu yaptı. Türkiye'deki otomotiv üreticilerinde yerelleşme oranı Haziran 2026 itibarıyla yüzde 50-70 arasında seyrediyor; yani yerli otomobil tartışması yalnızca markanın sahibiyle ilgili değil, tedarik zincirinin derinliğiyle de ilgili.
"Yerli otomobil" tanımındaki gri alan
HABAŞ projesinde dikkat çeken bir tartışma noktası, "yerli" kelimesinin içeriği. Şirket yüzde 100 yerli sermaye vurgusu yapıyor; ancak fabrikanın yabancı bir üreticiden devralınması ve motor tedarikinin henüz netleşmemesi, teknik altyapının kaynaklandığı yer konusunda soru işaretleri doğuruyor. Yerli üretim ile yerli sermaye arasındaki bu ayrım, yıllardır sektörün gündeminde ve HABAŞ örneği bu tartışmayı yeniden canlandırdı. 30 yıllık tecrübeyle söyleyelim: hiçbir otomobil projesi tek bir ulusun emeğiyle sıfırdan yükselmez; asıl mesele, katma değerin ne kadarının içeride kalması gerektiğidir.
HABAŞ kimdir? Şirketin sanayi geçmişi
HABAŞ, 68 yılı aşkın geçmişe sahip, yüzde 100 yerli öz sermayeli bir sanayi grubu. Otomotiv tarafında uzun yıllardır Kawasaki, Harley-Davidson ve Sym motosiklet markalarının Türkiye temsilciliğini yürütüyor; yani sektörün distribution ayağını iyi tanıyan bir kurum. Gebze projesiyle grup, temsilcilikten imalata geçiş yapan ender Türk sanayi kuruluşlarından biri olacak.
Bu geçmiş, projeye sağlamlık kazandıran faktörlerden biri. Sadece bir otomobil hayali kurmak yerine, yıllardır motorlu araçların satışı ve servisinden deneyim kazanmış bir grubun imalata adım atması, risk hesabının kâğıt üzerinde daha dengeli yapıldığını gösteriyor. Manisa'daki ticari araç ve otobüs yatırımı da bunun bir uzantısı; grup otomotivi tek bir projeye indirgemiyor, portföyünü genişletiyor.
Beklenen takvim ve sonraki adımlar
İlk modellerin tanıtımı için güncel hedef, 2026 yılının sonuna kadar olmak üzere tutarlı biçimde aktarılıyor. Şunu belirtmek gerekir ki 2024'te projenin ilk gündeme geldiği dönemde "2025 sonundan itibaren üretim" ifadeleri kullanılmıştı; zamanla takvimin "2026 sonu tanıtım"a evrildiği görülüyor. Bu, otomotiv projelerinde olağan bir kayma; ancak alıcı adaylarının son tanıtım takvimini resmi kaynaklardan izlemesi isabetli olur.
Göz önünde tutulması gereken birkaç nokta var:
- İlk tanıtım hedefi 2026 sonunu işaret ediyor; üretim ve teslimat takvimi tanıtımla netleşecek
- Motor seçenekleri resmi düzeyde benzinli, hibrit ve plug-in hibrit olarak açıklanmış durumda; tam elektrikli seçenek üzerinde çalışıldığına dair ayrı, doğrulanmamış aktarımlar mevcut
- Gebze fabrikasının kapasitesi 75-100 bin bandına çıkarıldı; ilk hedef 75 bin araç/yıl
- Manisa'daki ticari araç üretimi ayrı bir hat olarak ilerliyor
HABAŞ'ın hikâyesi, Türkiye otomotiv sanayisinin olgunlaşma sürecinin güzel bir örneği. Honda'nın Gebze'den çekilmesinin yarattığı boşluğu yerli sermayenin doldurması, hem bölge ekonomisi hem de sektörün üretim kültürü açısından kıymetli bir gelişme. Modeller yollara düştüğünde bu projenin gerçek sınavı başlayacak; o güne kadar takvim, fiyat ve teknik detayların resmi açıklamalarla netleşmesini beklemek en doğru yaklaşım.
Kaynaklar
- HABAŞ, yaklaşık 1 milyar avro yatırımla otomobil ve ticari araç üretecek (AA)
- HABAŞ Otomotiv – Resmi site
- HABAŞ Türkiye'nin İkinci Yerli Otomobil Markası Oluyor
- HABAŞ'ın Yerli Otomobili Yıl Sonunda Tanıtılıyor
- HABAŞ Yerli Otomobil: Frank Stephenson Tasarımı, 2026 Takvimi
- Yerli araçların payı 5 puan arttı
- Otomotivde yerli malı kuralına geçici erteleme
- Invest in Türkiye – Otomotiv sektörü
- Otomotiv Sektör Analizi