Benzinliden Hızlıydı: La Jamais Contente ve Elektriğin Erken Zaferi

Bu Sayfayı Paylaşın
100 km/s barajını ilk aşan kara taşıtı benzinli değil, elektrikliydi: La Jamais Contente, Belçikalı mühendis Camille Jenatzy'nin direksiyonunda 29 Nisan 1899'da Paris yakınlarındaki Achères'te 105,882 km/h sertifikalı hıza ulaştı. Cigaru biçimli bu alüminyum alaşımlı torpedo, elektrik motorlarının erken dönemindeki üstünlüğün hem kanıtı hem de simgesi oldu.
Öne Çıkanlar
- İlk resmi kara hız rekoru: 18 Aralık 1898, elektrikli Jeantaud, 63,13 km/h
- La Jamais Contente: iki 25 kW motor, yaklaşık 68 hp toplam güç, 1.450 kg kasa ağırlığı
- Rekor hızı: 105,882 km/h, Achères'te "uçan kilometre" formatında
- Benzinli araç 1902'de rekoru geçti ve 120 km/h'ye ulaştı
- Orijinal araç bugün Compiègne'deki Ulusal Otomobil ve Turizm Müzesi'nde sergileniyor
İlk 100 km/s Rekoru Neden Elektrikli Bir Araçla Kırıldı?
Bugünkü alışkanlıklarla ters düşen bu sorunun yanıtı, 19. yüzyıl sonundaki teknoloji dengelerinde yatıyor. Elektrik motoru gücünü sıfırdan tam torkla verir; kurşun-asit bataryaların ağırlığına rağmen bu özellik, kısa mesafeli hız denemelerinde belirleyici bir avantajdı. Buna karşılık dönemin içten yanmalı motorları düşük tork üretiyor, titreşiyor, kokuyor ve gürültü yapıyordu; performans açısından şüpheyle karşılanıyordu. Kısacası 1899'da hız rekorunun elektrikli bir araçtan gelmesi kimse için paradoks değildi: mühendislik mantığı açısından en doğal sonuçtu.
Rekorun kırıldığı ortam da tesadüf değil. 1898'de France Automobile, buhar, elektrik ve benzinli teknolojileri aynı ölçüte vurmak için "uçan kilometre" yarışmaları düzenledi. Sabit mesafede ölçülen bu format, az sayıda batarya taşıyabilen elektrikli araçların zayıf noktası olan menzili devre dışı bırakıyor, motorun ani gücünü ise öne çıkarıyordu. La Jamais Contente tam da bu tabloda sahneye çıktı.
Jenatzy ile Chasseloup-Laubat Arasında El Değiştiren Rekor
Rekor aslında iki adamın kişisel düellosu olarak başladı. Belçikalı Camille Jenatzy, lastik üreticisi Constant Jenatzy'nin oğluydu; mühendislik eğitimi almış, Paris'te elektrikli otomobil ve kamyon üretmek için fabrika kurmuştu. Kızıl sakalından - ve hızından - dolayı basının verdiği lakap "Le Diable Rouge", yani Kızıl Şeytan'dı. Rakibi Kont Gaston de Chasseloup-Laubat ise arabacı üreticisi Jeantaud'un elektrikli aracını kullanıyordu. Jenatzy, kendi tasarımlarıyla pazara girmek isteyen bir üretici; Chasseloup-Laubat ise ürününü savunan bir markanın elçisiydi. Rekor, fiilen bir halkla ilişkiler savaşıydı.
Kronoloji, rekabetin ne kadar sıkı olduğunu gösteriyor:
- 18 Aralık 1898: Chasseloup-Laubat, Jeantaud ile ilk resmi otomotiv kara hız rekorunu kırdı: 63,13 km/h
- 17 Ocak 1899: Jenatzy, CGA Dogcart ile 66,66 km/h ile öne geçti; rekor aynı gün el değiştirdi
- 27 Ocak 1899: Jenatzy 80,35 km/h seviyesine çıktı
- 4 Mart 1899: Chasseloup-Laubat yanıtladı: 92,78 km/h
- 29 Nisan 1899: Jenatzy, La Jamais Contente ile 105,882 km/h - ve bu kez tartışma kapanmadı
Genel tablo şuydu: Jenatzy üç kez rekor kırdı, Chasseloup-Laubat ikisini geri aldı. Ama 29 Nisan'da kurulan 105,882 km/h'lik değer, rakibin ulaşabildiği her sayının üzerine tırmandı ve elektrikli bir araç olarak üç yıl boyunca kimsenin eline geçmedi.
Torpedo Gövdenin Teknik Anatomisi
La Jamais Contente'nin hızını sadece motor gücü değil, şekil de açıklıyor. Gövde, partinium adı verilen bir alaşımdan - alüminyum, tungsten ve magnezyum karışımı - torpedo biçiminde, yani bugünkü deyimiyle düşük dirençli bir kap formunda yapılmıştı. Uzunluk 3,80 m, genişlik 1,56 m, yükseklik 1,40 m; kasa ağırlığı 1.450 kg civarındaydı ve bu ağırlığın yaklaşık yarısı bataryalardan geliyordu. Tahrik, arka aksele zincirle bağlanan iki adet Postel-Vinay motorundan geliyordu: her biri 200 V'te 124 A çekiyor, birlikte kabaca 68 hp toplam güç veriyordu. Lastikler Michelin imzalıydı.
| Özellik | Değer |
|---|---|
| Üretim yılı | 1899 |
| Gövde | Partinium (alüminyum-tungsten-magnezyum), torpedo formu |
| Boyutlar | 3,80 m × 1,56 m × 1,40 m |
| Kasa ağırlığı | 1.450 kg |
| Motor | 2 × Postel-Vinay 25 kW, zincirle arka aksele |
| Elektrik | 200 V, motor başına 124 A |
| Toplam güç | Yaklaşık 68 hp |
| Rekor hız | 105,882 km/h (29 Nisan 1899) |
Araçta direksiyon simidi değil direksiyon kolu, fren pedalı değil manuel gaz kolu vardı. Ve formun sınırları da görünürdü: sürücünün yüksek, açıkta kalan konumu ile şasinin dışa taşan bölümleri aerodinamik kazancı bir ölçüde nötrlemişti. Yani 100 km/s barajı, mükemmel bir aerodinamikle değil, yeterli güç, kabul edilebilir bir form ve büyük bir cesaretle aşıldı.
Elektrik Neden Öne Çıktı, Neden Geride Kaldı?

Erken dönemde elektrikliye dair güçlü bir tercih
1890'ların sonunda otomobilin geleceği hangi güç kaynağı olacak sorusu açıkça tartışılıyordu: buhar mı, elektrik mi, benzin mi? Smithsonian'ın otomotiv tarihi sergisi bu dönemi, buharlı, elektrikli ve içten yanmalı araçların rekabetinden standart bir tasarımın çıktığı bir seçim süreci olarak anlatır. Elektrikli araçlar bu seçimde elinden geleni yapıyordu: titreşim yok, koku yok, gürültü az; motorlar güç, hız, tork ve verimlilikte baştan itibaren iyi performans veriyordu. Dönemin sonunda Amerikan otomobillerinin yaklaşık yüzde 40'ının elektrikli olduğu yönündeki tahminler, ne kadar gerçek bir pazar payından söz ettiğimizi gösterir - kesin rakamlar kaynaklar arasında değişse de elektriklinin ciddi bir konumda olduğu ortaktı.
Bataryanın fiziksel tavanı
Üstünlüğün kalıcı olmamasının nedeni de aynı mühendislik mantığında saklıydı. Kurşun-asit batarya, enerjiyi ağırlık başına çok verimsiz depoluyordu: La Jamais Contente'nin 1.450 kilogramının yaklaşık yarısı zaten bataryaydı, ama bu kütle yalnızca birkaç kilometrelik bir rekor denemesine yetiyordu. Benzin ise tam tersine depoda bataryanın taşıyabildiğinden çok daha fazla enerji taşımaya izin veriyordu. Elektrikli araçların aleyhine çalışan kalemler açıktı: yüksek maliyet, kısa menzil, uzun şarj süresi ve düşük azami hız.
Bu tabloyu ekonominin de katkısı oldu. Ford Model T'nin 1908'de çıkışı kitlesel, ucuz otomobili tanımladı; sonraki yıllarda ucuz ve bol Teksas petrolü, sürekli gelişen içten yanmalı motorla birleşti ve elektrikliye kalan alan daraldı. 1920'lerden 1935'e uzanan süreçte yollar iyileştikçe menzil sorunu daha görünür hale geldi ve 1935'e gelindiğinde elektrikli otomobil pazarı fiilen yok olmuştu.
Rekorun Benzine Geçişi
Elektrikli rekor üç yıl direndi; 1902'de benzinli bir araç bu hızı önce eşitledi, sonra geçti ve 120 km/h'ye ulaştı. O tarihtan itibaren hız rekorlarının sahibi netleşti: içten yanmalı motorun üstünlüğü bir yüzyıl boyunca sorgulanmadı. 1902 sonrasında rekor sık el değiştirdi - Henri Fournier, Maurice Augieres ve Arthur Duray gibi isimler sırayla barajı yukarı çekti; 1963'ten itibaren jet ve roket itkisi, tekerlek tahrikli araçların dönemini kapattı. Genel kara hız rekoru bugün 1.227,986 km/h seviyesindedir, 15 Ekim 1997'de ölçülmüştür.
Jenatzy'nin kendi hikâyesinde de geçiş görülür: 1903'te Gordon Bennett Kupası'nı benzinli bir Mercedes ile kazandı. Elektrikli araçların öncüsü, yarış kariyerinde benzinin geleceğini kabul etmiş bir isimdi - bu, dönemin mühendislik ikliminin en dürüst özeti sayılabilir. Jenatzy 1913'te bir av kazasında vurularak yaşamını yitirdi.
Aracın Mirası: Müzeden Yüz Yirmi Yıl Sonrasına
Orijinal La Jamais Contente bugün Compiègne'deki Ulusal Otomobil ve Turizm Müzesi'nde, Château de Compiègne'de sergileniyor; şasi numarası 25 olan bu araç taşınmayacak kadar kırılgan olduğundan Compiègne Teknoloji Üniversitesi öğrencileri 1993'te üç yılda 3.000 saati aşan işle birebir bir kopya üretti. Kopya, Lions Clubs bağışıyla Mulhouse'daki Cité de l'Automobile'a geçti ve 2017'de restore edildi. Elektrikli hız rekoru geleneği de araç adını taşıyan bir halefle sürdü: Buckeye Bullet (2004), Keio Üniversitesi'nin Eliica'sı (2004) ve Venturi Jamais Contente (2010) elektrikli kara hız rekoru araçları arasında sayılıyor.
Belki en anlamlı veda ise 29 Nisan 2019'da, rekorun 120. yılında yaşandı: Guillaume Sébileau, Achères'te birkaç modern elektrikli araçtan oluşan bir konvoyla aynı 100 km/s eşiğini aştı - bu kez lityum-iyon çağında, orijinalini taşıyan kurşun-asit kütlesi olmadan. La Jamais Contente'nin öyküsü bu yüzden bugün de öğretici: teknolojinin hangi çözümün "doğal" kazananı olduğu sorusunun yanıtı, pillerin ve enerji depolamanın o anki fiziksel sınırlarıyla değişir. 1899'da bu sınır üstünde dursun, elektrik kazandı; sonraki yüz yıl benzin dedi. Formül aynı kaldıkça tablo değişebilir.
Kaynaklar
- La Jamais Contente
- Camille Jenatzy
- La Jamais Contente
- History, technique, and style JAMAIS CONTENTE
- La Jamais Contente: The Crazy Story of an Electric Car
- The Jeantaud Electric Car Land Speed Record
- Camille Jenatzy - Driver Bio
- History of the electric vehicle
- The History of the Electric Car
- Technological Choices - National Museum of American History
- List of land speed records
- 1899 La Jamais Contente