Otomobilgi.comOtomobilgi.com
  • Türkçe
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Italiano
  • Español
  • Português
  • Polski
  • Magyar
  • Azərbaycanca
  • Bahasa Indonesia
  • Русский
  • 中文
  • 日本語
  • 한국어
  • हिन्दी
  • বাংলা
  • العربية
  • فارسی
  • Türkçe
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Italiano
  • Español
  • Português
  • Polski
  • Magyar
  • Azərbaycanca
  • Bahasa Indonesia
  • Русский
  • 中文
  • 日本語
  • 한국어
  • हिन्दी
  • বাংলা
  • العربية
  • فارسی
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
    Türkiye Otomotiv Sektörü Haberleri
    Global Otomotiv Sektörü Haberleri
    Türkiye Motorsporları Haberleri
    Global Motorsporları Haberleri
  • İÇTEN YANMALI
    İçten Yanmalı Modeller
    İçten Yanmalı Motor Teknolojileri
    Yakıt ve Tüketim
    Emisyon ve Çevre
    İçten Yanmalı Sahipliği
    İçten Yanmalı Otomobil Tarihi
  • ELEKTRİKLİ
    Elektrikli Modeller
    Elektrikli Otomobil Teknolojileri
    Şarj ve Altyapı
    Batarya Teknolojisi
    Menzil ve Tüketim
    Elektrikli Sahipliği
    Elektrikli Otomobil Tarihi
  • HİBRİT
    Hibrit Modeller
    Hibrit Sistemler
    Batarya ve Şarj
    Tüketim ve Verimlilik
    Hibrit Sahipliği
    Hibrit Otomobil Tarihi
  • TEKNOLOJİ
    Sürücü Destek Sistemleri
    Güvenlik Teknolojileri
    Aydınlatma ve Görüş Teknolojileri
    İnfotainment ve Bağlantı
    Otonom Sürüş ve Yapay Zeka
    Gelecek Teknolojileri
  • REHBERLER
    Alım Rehberleri
    Satış Rehberleri
    Bakım ve Kullanım
    Sahiplik ve Maliyetler
    Lastik ve Jant
    Sigorta ve Muayene
  • TARİH & KÜLTÜR
    Otomobil Tarihi
    İkonik Modeller
    Klasikler ve Koleksiyon
    Türkiye’nin Otomobil Serüveni
    Otomobil Tasarımı
    Otomobil ve Popüler Kültür
  • MOTOR SPORLARI
    Formula 1
    Ralli (WRC)
    Rallikros
    MotoGP
    Formula 2 & Formula 3
    Karting
    Le Mans 24 Saat
    WEC
    NASCAR
    IndyCar
    DTM
    GT Yarışları
    Drift
    Drag Yarışları
  • Türkçe
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Italiano
  • Español
  • Português
  • Polski
  • Magyar
  • Azərbaycanca
  • Bahasa Indonesia
  • Русский
  • 中文
  • 日本語
  • 한국어
  • हिन्दी
  • বাংলা
  • العربية
  • فارسی
  • Türkçe
  • English
  • Deutsch
  • Français
  • Italiano
  • Español
  • Português
  • Polski
  • Magyar
  • Azərbaycanca
  • Bahasa Indonesia
  • Русский
  • 中文
  • 日本語
  • 한국어
  • हिन्दी
  • বাংলা
  • العربية
  • فارسی
  1. ANA SAYFA
  2. MOTOR SPORLARI
  3. Le Mans 24 Saat
  4. Koşarak Arabalara Binilen Le Mans Startı Neden Yasaklandı?

Koşarak Arabalara Binilen Le Mans Startı Neden Yasaklandı?

  • Le Mans 24 Saat
  • Yazar: Lütfi Mete Odabaşı
  • Oluşturma: 16 Ekim 2026
Sürücüler araçlara koşarak atladığında emniyet kemerleri bağlanmadan kalkıyordu; işte Le Mans'ın efsanevi startı tam da bu yüzden 1970'te yasaklandı.
Sürücüler araçlara koşarak atladığında emniyet kemerleri bağlanmadan kalkıyordu; işte Le Mans'ın efsanevi startı tam da bu yüzden 1970'te yasaklandı.

Bu Sayfayı Paylaşın

Le Mans startı, sürücülerin arabalarının karşı tarafında bekleyip bayrak inince koşarak araçlarına bindiği, 1925'ten 1969'a kadar 24 Saat yarışında kullanılan başlangıç ritüelidir. Kulağa muhteşem geliyor, değil mi? Ama tam da o koşuş, o aceleyle takılmayan emniyet kemerleri ve o kaotik ilk turlar yüzünden bu start yasaklandı. Peki bir başlangıç prosedürü nasıl bu kadar efsanevi, bu kadar tehlikeli hale geldi? Hadi anlatayım.

Öne Çıkanlar

  • Le Mans usulü start 1925'ten 1969'a kadar 45 yıl boyunca kullanıldı
  • Jacky Ickx, 1969'da startı protesto etmek için koşmak yerine yürüdü - ve yarışı kazandı
  • Yasaklandıktan sonra 1971'den itibaren kayan start uygulandı
  • Porsche'nin kontak anahtarı soldadır; sebebi tam olarak bu starttır

Le Mans Startı Nasıl Doğdu: Bayrak İnince Her Şey Başlıyor

24 Saat yarışı ilk kez 26-27 Mayıs 1923'te, Le Mans çevresindeki kamuya açık yollarda koşuldu. İlk iki yıl start, bildiğimiz ayakta start şeklindeydi: sürücüler arabaların içinde oturur, bayrak inince gaza basarlardı. Ama 1925'te işler değişti ve o meşhur koşarak başlama ritüeli doğdu.

İşin komik tarafı: Bu formatın seçilmesinin sebebi teknik bir excel değil, bir kira meselesi! 1923-24'te start alanının bulunduğu "Raineries" arazisinin sahibi kirayı üçe katlayınca organizatör ACO çareyi Mulsanne düzlüğünün ortasını kullanmakta buldu. Yani motorsporları tarihinin en ikonik görüntülerinden biri, kısıtlı bir bütçeyle mücadele eden bir kira pazarlığından çıktı.

Peki bu start nasıl çalışıyordu? Arabalar pit boyunca dizilir, hatta 1962'ye kadar dizilim sırası motor hacmine göre belirlenirdi - 1963'ten itibaren sıralama turlarına geçildi. Sürücüler ise ön düzlüğün karşı tarafında dururlardı. Fransız bayrağı iner inmez herkes koşuya çıkardı: karşıya koş, arabaya dışarıdan yardım almadan bin, motoru çalıştır ve yola çık. Tıpkı bir atletizm yarışının bitişinde arabana atlayıp sürüşe geçmek gibi düşün. 24 saatlik dayanıklılık yarışının ilk 10 saniyesi, yüz metre koşusuna dönüşüyordu.

Neden Bu Kadar Tehlikeliydi? Kemer Takmadan Yola Çıkmak

Sürücüler güvenlik kemerini takmaya vakti olmadan tam gaz yola çıkınca, Le Mans startı heyecanını felakete dönüştürüyordu.

Şimdi kritik soruya gelelim: bu start neden yasaklandı? Cevap tek kelimeyle: acele. Emniyet kemerleri o yıllarda otomobillere yeni girmiş bir icattı ve sürücüler koşarak varmanın heyecanıyla kemer takmaya zaman ayırmıyorlardı. Ya hiç takmadan ya da aracın içinde, daha kötüsü ilk turların yükü altında takmaya çalışarak sürüşe geçiyorlardı. Bir saniye düşün: bugün arka koltuktaki çocuğun kemerini takmadan yola çıkacak mısın? Onlar bir yarışta, tam gaz yapıyorlardı.

Sonuç doğal olarak felaketti. Sıkışık start sahasında yaşanan kazalarda ölümler yaşandı ve her yıl bayrak indiğinde kalpler ağza gelirdi. Markalar içinse durum kutsal bir rekabetti: startı ilk turlarda önde tamamlamak devasa bir tanıtım değeri taşıyor, sürücülere de bonus getiriyordu. Yani herkes koşmaya, hatta uçmaya devam ediyordu. Açık kokpitli araçların sürücüleri zaman kazanmak için kaputun ve kapıların üzerinden adeta uçarak araca atlıyorlardı!

Eğimli start sahasında arabaların kaymaması için takozlar kullanılırdı; ACO sürücülere mavi-sarı renkli takozlar verirdi. Bu kadar detaylı bir organizasyonun içinde bile, o ilk koşuş her seferinde bir kumar gibiydi.

Startı Unutulmaz Kılan Küçük Hikayeler

Bu ritüelin etrafında bugün hâlâ anlatılan sahneler var. Stirling Moss, araç 1. viteste bekletip koltuğa atlayınca debriyaja basmadan marşa basıyordu; araç sarsılarak ilerliyor, birkaç saniye sonra debriyaja basınca motor çalışıyordu. Cevapsız sınav sorusu gibi ama işe yarıyordu!

Bir diğer efsanevi detay ise bugün bile sokaklarda karşımıza çıkıyor: Porsche'nin kontak anahtarının neden solda olduğunu hiç merak ettin mi? Cevap Le Mans startı. Sol elle motoru çalıştırıp sağ elle hemen vites takabilmek için tasarlanmıştı ve bu düzenek sürücüye birkaç onda saniye kazandırıyordu. Günümüz Porsche yol arabalarında bile bu geleneğin sürdüğünü öğrenince ben baya şaşırmıştım.

Ve tabii komik tarafları da vardı: Jean-Manuel Fangio, aceleyle vites kolunu pantolonuna takıştırdığı için bir kez startı komple kaçırdı. 1966'da ise Ekvadorlu bir ekip pist kapısını zorlayarak 55 yerine 56 araçla start alınmasına sebep oldu. Düşünsene, bir yarışa kapıyı kırarak katılmak!

1968: Willy Mairesse'in Kaderini Değiştiren İlk Tur

Startın sonunu hazırlayan olaylar zinciri 1968'de başladı. Belçikalı sürücü Willy Mairesse, ilk turda Ford GT40'ının muhtemelen kötü kapatılmış kapısı yüzünden Mulsanne düzlüğünün sonunda ağır bir kaza yaşadı. O yarış Eylül ayında koşuluyordu ve start saat 15:00'te verilmişti.

Kazanın sonucu içler acısıydı: Mairesse ağır kafa travması geçirdi, iki hafta boyunca bilinçsiz kaldı ve tam olarak hiç iyileşmedi. Bir daha hiç yarışmadı ve Eylül 1969'da kendi hayatına son verdi. Kapının neden açıldığı konusunda ayrıntılar bugün bile tartışmalı - kapının açılması mı, kapı mandalının arızası mı - ama ölen ya da yaşayan hiçbir tartışma, bu startın taşıdığı riski küçültmüyor.

Bu kaza, pistteki herkesin zihnine bir soru yerleştirdi: Bu start buna değer mi?

1969: Jacky Ickx'in Tarih Yazan Yürüyüşü

İşte motorsporları tarihinin en güçlü protestolarından biri. 1969'da bayrak indiğinde tüm sürücüler gözyaşartıcı bir hızla arabalarına koşarken, genç Belçikalı Jacky Ickx sakin sakin yürüdü. Kemerini ise dikkatle, oturarak taktı. O yürüyüşü sürerken hızlı bir rakip araca neredeyse çarpılıyordu - yani tehlike ne kadar gerçekse, protesto o kadar anlamlıydı. Ickx yürürken yarışı neredeyse start çizgisinden itibaren kaçırmıştı: pole pozisyonundaki Rolf Stommelen'in Porsche 917'si şimdiden Tertre Rouge virajına yaklaşmıştı.

Peki protesto işe yaradı mı? Cevap: kelimelerle anlatılmayacak kadar. Ickx, yarışı son turda Hans Herrmann'ın Porsche 908'inin çok az bir önünde kazandı. Koşmayan adam kazandı. Yarışın resmi sitesi bu eylemi "onu efsane yapan ve yarışın görünümünü değiştiren" bir protesto olarak tanımlıyor.

Onu efsane yapan ve yarışın görünümünü değiştiren bir protesto.
24 Hours of Le Mans resmi yarış sitesi

Ama 1969'un hikayesi acı bir notla da bitiyor. Aynı yarışın ilk turunda, özel sürücü John Woolfe kaza sonucu hayatını kaybetti. Ickx'in yürüyüşü, Woolfe'nin ölümü ve bir yıl önce Mairesse'nin kafasına aldığı darbe bir araya geldiğinde, artık herkes aynı şeyi anlıyordu: bu ritüel romantik değil, ölümcüldü.

Startın Yasaklanışı: 1970 ve Sonrası Nasıl Değişti?

Geleneksel Le Mans startı 1970 için değiştirildi. Arabalar pit duvarında dizili kaldı ama bu kez sürücüler araçların içindeydi ve kemerlerini takmışlardı. Bayrak inince motorları çalıştırıp yola çıktılar. Yani koşu vardı ama artık kimse kemerini takmadan 400 beygirlik bir makineye atlamıyordu. Resmi ifadeyle: sürücüler koşmak yerine araçlarında oturarak start aldılar. Mantıklı, değil mi?

Asıl dönüşüm ise 1971'de geldi: kayan start. Bugün bildiğimiz format tam olarak budur ve Indianapolis tarzı start olarak da anılır. Nasıl çalışıyor? Arabalar sıralama zamanlarına göre ikişerli sıralarda dizilir, yarış saatinden yaklaşık 7,5 dakika önce resmi aracın arkasında çıkıp ısınma turu atar. Pace car start çizgisinden önce pistten çıkar ve son 200 metreyi pole pozisyonundaki araç belirler. Daha güncel uygulamada ise yeşil bayrakla arabalar tek tek çıkıp safety car arkasında bir formasyon turu atıyor; pace car pit'e döndüğünde Fransız bayrağı yarışı başlatıyor. Yani bugün bile Le Mans'ta bir Fransız bayrağı inecek bayrak var, sadece kimse koşmuyor.

Kayan startla birlikte teknik bir kural da değişti: kazanan, artık en uzağa gitmiş olan değil, son turun tamamlanması itibarıyla start/finish çizgisine göre en çok turu atan araç oldu. Başka bir deyişle yarış, gerçekten bir "24 saat en çok tur" yarışına dönüştü.

Yıllara göre start formatlarını yan yana görmek işe yarar:

DönemStart FormatıNasıl Çalışıyordu?
1923-1924Ayakta startSürücüler araçlarında oturuyor, bayrakla çıkış
1925-1969Le Mans usulü startKarşıdan koşarak binme, kemerler çoğunlukla takılmadan
1970Araçta oturarak ayakta startKemerli sürücüler pit duvarında dizili
1971'den bugüneKayan startIsınma/formasyon turu sonrası bayrakla başlangıç

Bugünün Hibrit Startı Ne Anlatıyor?

Buraya kadar klasik startın nasıl öldüğünü anlattım ama asıl ilginç kısım şu: Le Mans, kökleriyle tam olarak kopmadı. Bugünkü kayan startın öncesinde sürücüler hâlâ araçlarının karşı kenarında, kemerleri bağlı şekilde otururlar. Yani o meşhur "karşı taraf" ritüeli bir miras olarak yaşatılmaya devam ediyor - sadece koşu kısmı çıkarıldı. Bu, adeta tarihe yapılmış bir saygı duruşu: "Koşmayın, ama nereden geldiğinizi unutmayın."

Düşünsenize: dünyanın en eski aktif dayanıklılık yarışı, 1923'ten beri koşuluyor ve pist - kalıcı bölümüyle kapatılan kamu yollarının birleşimi olan 13,626 km'lik Circuit de la Sarthe - her yıl Haziran'da yeniden sahneye çıkıyor. Mulsanne düzlüğü 1988'de Roger Dorchy'nin WM P88'iyle ulaşılan 407 km/h zirvesinden sonra FIA'nın 1990'da 2 km'den uzun düzlükleri yasaklamasıyla iki şikan kazandı; bugünkü hız rekoru 366 km/h. Yarış güvenliği her alanda evrildi, ama o ilk karşı kenar duruşu hâlâ orada.

Sonuç: Koşu Bitti, Ders Kalıcı

Le Mans startı bize motorsporlarının en sert derslerinden birini öğretti: Görüntü ne kadar muhteşem olursa olsun, insan hayatı pazarlık konusu olamaz. Bir kira pazarlığından doğan, kemer takmama acelesiyle can alan ve sonunda bir pilotun yürüyüşüyle son bulan bu 45 yıllık ritüel, bugün hâlâ konuşuluyor çünkü her yönüyle insansı - kahramanlıkları, hataları, komik anları ve trajedileriyle.

Sen olsan 1969'daki o start hattında koşar mıydın, yoksa Ickx gibi yürür müydün? Cevabı düşündükçe, o bayrağın inince yaşananların ne kadar kıymetli bir tarih dersi olduğunu bir kez daha anlıyorsun.

Kaynaklar

  • 24 Hours of Le Mans Centenary – An unforgettable starting style
  • 24 Hours of Le Mans - Wikipedia
  • 1969 24 Hours of Le Mans - Wikipedia
  • Jacky Ickx interview series (2) - 1969 and the walk to victory
  • Willy Mairesse - F1 Forgotten Drivers
  • John Woolfe - Motorsport Memorial
  • Step into the history of Le Mans - Louwman Museum
  • The Le Mans Start - GT Motorsports

Kategori Editörü

Lütfi Mete Odabaşı

Lütfi Mete Odabaşı

Genç, dinamik, araştırmayı ve öğrenmeyi seven bir otomobil ve motor sporları tutkunu. Mete, otomobil haber, bilgi ve kültür platformumuza gençlerin bakış açısı ile değer katıyor. Otomobil teknolojilerindeki yenilikleri ve motor sporlarındaki gelişmeleri yakından takip ediyor, öğrendiklerini otomobilgi.com için faydalı, dolu dolu içeriklere çeviriyor.

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

İlgili İçerikler

Jacky Ickx koşarak startı reddettiğinde bir geleneği değil, daha çok can kaybettiren bir kuralı çökertiyordu.
Le Mans 24 SaatLe Mans'ın En Yakın Finali 1969'da Nasıl Yaşandı?
Porsche'nin 19 zaferi ve Tom Kristensen'in dokuz galibiyeti, Le Mans'ta dayanıklılığın hız kadar belirleyici olduğunun en net kanıtı.
Le Mans 24 SaatLe Mans 24 Saat'te En Çok Kazanan Markalar ve Sürücüler
Mulsanne Düzlüğü'nde 1988'de radar 407 km/s'yi gösterdiğinde, dünyanın en hızlı kamu yolu pistinin efsanesi bir daha asra damgasını vurdu.
Le Mans 24 SaatMulsanne Düzlüğünden Ford Şikanına: La Sarthe'nin Hikâyesi
Le Mans 24 Saat, 1923'ten beri otomobil teknolojilerinin dayanıklılık sınavının yapıldığı devasa bir test laboratuvarı.
Le Mans 24 SaatYarıştan Yola Çıkan Le Mans Teknolojileri
Le Mans 24 Saat, 1923'ten bu yana Sarthe pistinde koşulan dünyanın en eski dayanıklılık yarışının yüzyıllık mirasını taşır.
Le Mans 24 SaatLe Mans 24'ün 100 Yıllık Mirası: Sarthe'de Efsanelerin İzi
Le Mans'ı özel ekipler de kazanır; 2025'te AF Corse'nin Ferrari 499P'si bunu üst üste üçüncü kez kanıtladı, ama aslan payı yine fabrikaların.
Le Mans 24 SaatLe Mans'ı Özel Ekipler Kazanabilir mi? Fabrika Takımlarıyla Mücadele
Le Mans'ın 24 saatlik cehenneminde 19 kez zafere ulaşan Porsche, dayanıklılık yarışlarının tartışmasız hükümdarıdır.
Le Mans 24 SaatPorsche Le Mans'ı 19 Kez Nasıl Kazandı?
Le Mans tarihini değiştiren Ford, Audi ve Mazda arasındaki efsanevi rekabetin ortak sahnesi: Circuit de la Sarthe.
Le Mans 24 SaatLe Mans'ı Sarsan Efsane Rekabetler
Le Mans 24 Saat'te zaferi getiren strateji: pit döngüleri, pilot rotasyonu ve gece etaplarının uyumu
Le Mans 24 Saat24 Saatta Zaferin Formülü: Le Mans'ı Kazandıran Stratejiler
Le Mans'ta kazanmak için hız yetmez; 5.000 kilometreyi aşan bir gecede asıl galibi yakıt stratejisi belirliyor.
Le Mans 24 SaatLe Mans'ı Kazanmak İçin Kaç Litre Yakıt Gerekir?

Etiketler

  • le mans 24 saat
  • dayanıklılık yarışı
  • circuit de la sarthe
  • mulsanne düzü
  • jacky ickx
  • ford gt40
  • porsche
  • le mans startı
  • kayan start
  • willy mairesse
  • john woolfe
  • yarış güvenliği

Bu Sayfayı Paylaşın

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

  • Hakkımızda
  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Otomobilgi.com
BAĞIMSIZ OTOMOBİL KÜLTÜRÜ PLATFORMU
Virgo CMS ile güçlendirilmiştir